boven ij'in faydalari
hastanede yaptigim bebek bakimi staji o kadar cok isime yariyor ki, simdi aslinda memnunum o kadar zamani orada gecirmis olmaktan. hamileyken okudugum kitaplar genellikle belli bir rutinin oturtulmasi gerektigini savunan dadilarin kitaplariydi. hastanede tam da nasil becerecegimi kara kara dusundugum bu isi benim yerime yapiverdiler. cocuklar hayata ucer saat aralikli sekiz ogunle basladilar. bu hafta basinda da yedi ogune inmislerdi. boylece kazandigimiz uc saati gece uykumuza ekledik. tabii her zaman ise yaramiyor bu yontem. siselerini yarim biraktiklari zaman abuk subuk saatlerde acikiyorlar. ama cesitli taktik ve stratejilerle bir dahaki ogunu saatine uydurmaya calisiyoruz. ben bu durumdan memnunum. cocuklara askeri bir duzen dikte ettigimi dusunmuyorum, zira yeterince esneme payi taniyorum beslenme saatlerine.
simdi eve gelen "maternity nurse"leriyle en cok bu konuda tartisiyoruz. hayatlari gevseklik uzerine kurulu hollandalilara ters geliyor bu sistem; onlar on-demand beslenmeyi savunuyorlar. ben de bunu uygularsam iki bebekle ipin ucunu nasil kaciracagimi, ayrica daha normal dogan bebek kilosuna gelememis bu cocuklarin gunde icmeleri gereken belirli bir sut miktari oldugunu anlatmaya calisiyorum. cebellesip duruyoruz.
hastanede gecirdigimiz surenin hayatimiza kattiklari arasinda bir de soyle cumleler var:
-tatlim surdan bi speen* verir misin?
-bana bi spugdoekje!** cabuk!
-anne iki tane washandje*** isitip getirsene!
*biberon emzigi
**tukuruk bezi
***lif seklinde havlu veya bez

4 not alinmis:
Elif'cim, simdi ahkam kesmis olmayayim ama ben bu cocuk bakimiyla olan iliskinin sosyal kodlanmayla alakali oldugunu da dusunuyorum birazcik. Yani simdi soyle, burda cocuk bakimi, ozellikle kucuk cocuk bakimi annenin gorevi ve olabilen en uzun sure boyunca da annenin gorevi kalmasi gelenek ya (yani ogle yemegi olmayan okullar cogunlukta burda, cocuklar oglen yemege eve gelsin, anne essek kadar olmus cocugu besleyecek diye daha birkac yilini daha evde gecirsin)boyle esnek ve dolayisiyla da anneye cocuk yetistirme gorevinden baska cok da alan birakmayan, devamli cocugun istegine gore sekillenen bir bakim tarzi da gelenektir belki diye dusunuyorum.
Ve bence bir rutin olusturmaya calismakta son derece haklisin, aksi takdirde bu isle nasil basa cikilir ki? Anneleri sensin, cocuklarla yillarini gecirecek olan kisi hemsire degil, sensin. Cocuklarin adi da Ineke veya Piet degil, Ali ve Lale ayrica. Kultur olayi yani:)
ya biliyosun ben de on demand taraftarıyım. hem de her konuda. bu konuyu cem bebekkken de konuşurduk, sen burdayken de konuşmuştuk. farklı düşünüyoruz, biliyorum. ayrıca ben de hayatımı hep gevşeklik üzerine inşa etmeye çalışmışımdır, bazen bilerek bazen bilmeyerek. kökenimde bi hollandalılık olmasından şüpheleniyorum.
normal doğum kilosu demişsin, daha da önemlisi 2 bebek var. bu durumda ben olsam ne yapardım diye düşünüyorum: kesin olan bi şey var, o da bana en doğru gelen neyse onu yapardım. böyle (yani ilk)zamanlarda anne ne derse o olur! bu kadar :)
disiplin anlayisi olmadan ozgurlugun, ozgurluk anlyaisi olmadan disiplininin bir anlami olmadigini dusunuyor baba. (babalari takan varsa). buyudukce toplumla yasadigim temel sikinti, siyah-beyaz sandigim seylerin gri oldugunu kesfetmekle alakaliydi. gri ile buyusunler istiyorum ben.
valla "ilk zamanlarda" diye belirttim ben yanlış anlaşılma olmasın diye, ömür boyu demedim. takıyoruz babaları yani.
on demand dediğimiz şey ise disiplinsizlik, başıboşluk gibi bi şey olarak algılanmamalı. bundan ne anladığımı -gerçi yazmaya çalışıyorum arada blogda- daha uzun yazmak istiyorum ama içeri kaçmak zorundayım, arkadaşım var ve cem bağırıp duruyor şu anda. bilahare konuşuruz.
Yorum Gönder
<< Home