counter statistics

ali ve lale

ali ve lale'nin hayat öyküleri -bazi karakterler duzgun goruntulenmiyorsa, browser'inizin encoding ayarinda UTF-8 secmeyi unutmayin. bu secenegi, view menusunde bulabilirsiniz.

Cumartesi, Mayıs 10, 2008

blijburg plajinda yaz + beyin



beyin.

süper birşey. bilgisayarlara ilgi duymamın arkasında bu hayranlığın olduğunu düşünüyorum.

bellek mesela.
bellek mekanizmasi, sinir hücrelerinin belirli bir sekilde bir digerini tetiklemesi seklinde gelisiyor.
yoldaki hucrelerinin bir kismi zedelenince hafiza kaybi aliyor.
ezberleme denen meselenin bir kas aktivitesi oldugu cok acik.
tekrarlar sayesinde, hücreler tetikleme sekansını tekrar ettirebiliyorlar.

okulda din derslerinde dua ezberlerken, annem hep uyumadan 3-5 kere okuturdu.
ve çoğu zaman sabah da bir tekrar edince, olay biterdi.  koca koca sureler.

ben bunu bilgisayarin ram'ine cok benzetiyorum. o da elektrik kaybi oldugunda buharlaşıyor.
ama sabit-disk'e yazarsan, o zaman elektrik gitse bile, bilgi saklanabiliyor(diske zeval gelmezde).

serbest çağrışımdan, konumuza geri dönelim.
demin ust kata çıkarken, merdiven kapısını arkamdan kapadım/kapattım (hangisi doğru?).
ali bana bakıyordu, "bye bye" deyip el salladim.
bana el sallayip, arkasını dönüp gitti.

bazen lale ağlarken, ali gidip emziğini ve mavi filini bulup getiriyor.  bunlarına kavuşan lale, hemen susuyor.

bugun alinin emziğini arıyorduk.
laleye sordum, oturduğu yerden kalkıp, yemek masasının altına sürünüp çıkardı emziği. sonra cep telefonumu nereye bıraktığımı sordum, onu bilemedi.

lalenin kazağını, tiyşörtünü değiştirirken çok hızlı bir hareket ile ağzından emziğini çıkarıyor, kıyafeti çıkar çıkmaz geri sokuyor. ali bunu bilemediği için, sürekli takılır emziği.

kendine kızıldığında bunu karşılama şekilleri de görmeye değer. hele de kabahtlerini anlayabildilerse.
bize kızdıklarında ise, çok etkili bir silah geçmiş ellerine, var güçleriyle kendi kafalarına vuruyorlar.  aferim, zeki çocuklar.

bir de artık kardeşlik ediyorlar birbirlerine. aynı odada uyutuyoruz artık, konuşuyorlar bayağı birbirleriyle yatarken.  yuvada da birbirleriyle oynuyorlarmış henüz.
ama fena alıştılar, nocturnal gecelerde aralarına yere birimiz yatıyoruz ama daha fenası, her gece uykuya dalarken de yanlarında olmamız gerekiyor. ama her akşam o saatlerde, birimizden birimizin azıcık kestirmeye ihtiyacı da oluyor, tuhaf bir şekilde çok rahatsız değilim bu durumdan.

birbilerine yakınlarken "öp" diyince, ikisi de emziğini çıkarıyorlar ve ali uzanıp dudacıklarına bir minik buse konduruyor lalenin. elif de ben de dayanamayıp çocukların ağzını öpüyoruz bazenleri, çocuklar da şimdilik öpüşmeye böyle alıştılar.

bir yandan en doğal hakkım.
bir yandan da bunu ne kadar süreyle devam ettirdikten sonra, 'sapık' mertebesine yükseleceğim bilmiyorum.

ali bu gün laleyi kendi isteğiyle öptü. sonra lale 1 dakika falan kıkırdadı.
Blogged with the Flock Browser

4 not alinmis:

diye not etti Anonymous İsimsiz.

babasi yavas yavas yanaktan opmeye gecmek yararli olur. hele ki kres te onu bunu dudaktan operlerse gelen hastaliklar daha artar degil mi sizden gorduklerini herkese yapar bu cadilar. babannesevinc.

10:27 PM  
diye not etti Anonymous İsimsiz.

bu arada sorulmus madem ,kapiyi -kapattim- dogru olan .turkcecinin kizi sevinc.

10:37 PM  
diye not etti Anonymous mutlu hala.

sinem anlatiyordu, kendi yegeni de kotu birsey yapinca yada bunlari uzmek-kizdirmak isterse, kendine vururmus.. Kendini kotu hisset diye.. Bizimkiler de bunu yaptigina gore, gercekten bir cocuk olgusu olsa gerek bu - enteresan...

1:19 AM  
diye not etti Anonymous oya.

bayıldım bayıldım fotolara çok güzeller :)))))
Aliciğim biranın tadını pek beğenmemiş gibi. Ama tişortta epey izi kalmış. :)
Laleciğim de pek şık olmuş!
Elifcğim öksürük krizlerinde 1-2 kaşık çok soğuk olmayan yoğurt deneyebilirsin.ben kendimden biliyorum.
ayrıca anneler günün kutlu olsun canım.
hepinizi sevgi ve özlemle öpüyorum.

3:18 PM  

Yorum Gönder

<< Home