dogar dogmaz anne babasiyla yogun temas halinde gecirecegi bir doneme giren cogu bebegin aksine ali ve lale ebeveynlerinden cok NICU hemsireleriyle sosyallesiyor. dolayisiyla ileride belki ilk haftalarini kimlerle gecirdiklerini merak ederler diye aklimda kalan hemsireleri kisaca anmak isterim.
gorebildigim kadariyla NICU unitesinde gunde uc shift var. her shiftte en az iki hemsireye rastliyorum. bu hemsirelerin coguyla ilk iki gun tanistigimiz icin hemen hemen hicbirinin adini bilmiyorum. cok ayip. soramiyorum da. rezalet. herneyse, cogunu seviyorum. cok tatlilar ve bebeklere oldukca sahici gorunen bir sefkat gosteriyorlar. tabi aslinda isleri bu.
sandra: in order of appearance, ilk gordugum kadin bu. genc, iri yari; mavi gozleri ve devamli atkuyrugu yaptigi uzun sari saclari var. tonton ailesinden firlamis gibi gorunuyor. rahat anlasiyoruz. ilk gece yarim saat kadar hic durmadan konusup cocuklar hakkinda daha sonra cogunu hatirlamadigim bir suru sey anlatmisti. cok ilgili ve her turlu bilgiyi paylasmaya, canimiz sikkin veya endiseli gorundugumuzde gelip muhabbet etmeye hep hazir.
yasli hemsire 1: koray da annem de bu kadina sinir oluyor cunku kadin hic durmadan ve anlayip anlamadigimizi pek umursamadan hollandaca birseyler anlatiyor. cocuklarla ilgili tabii. yani aslinda cok yardimsever ve birimdeki en titiz hemsire bu. obsesiflikten bahsedebiliriz. cocuklar icin kendi kestigi renkli karton kapaklari olan incecik defterler hazirlamis, uzerine zurafa, fil resimleri filan yapistirmis. her nobetinde mutlaka "lieve ali" veya "lieve lale" diye baslayan gunluk yazilari yaziyor. lalenin defterine renkli monitor kablolarindan bookmark bile yapmis. her gordugumuzde gulsek mi aglasak mi bilemiyoruz. kahverengi kizil kisa sacli, kalin siyah kemik cerceveli gozlukleri, daima elektrik soku yemis gibi bakan, gozkapaklari olmadigindan suphelendigim koca gozleri var.
hannah: dil bakimindan anlasmakta zorlandigimiz diger bir kizcagiz bu. ayrica cocuklarin gunlugunde entrisi olan diger hemsire. pek parlak bir zekaya sahipmis gibi gorunmuyor ama cok tatli ve iyi niyetli, gencecik bir kiz. ingilizce zayif ama norvecce biliyor.
yasli hemsire 2 (pauline): bu kadini cok az gordum. ama bu sabah aliyi beslerken o kadar cok opup kokladi ki bahsetmeden olmazdi. yasli hemsire 1'den catlak olmasin, bu da epey catlak bir kadin. yari ingilizce yari hollandaca anlasiyoruz.
kisa sacli tombik olan: dort aylik bir bebegi varmis. gece nobetinde filan gorunce icim aciyor. ufak tefek, pek hollandaliya benzemeyen kucuk cekik gozlu, cizgifilm karakteri gibi bir tip. ingilizcesi baya iyi. tatli, konuskan, anlayisli bir kadincik. seviyorum.
ingiliz hemsire (laura): konusurken oh be dedigimiz ama soguk nevale oldugu icin cok sevmedigimiz kadin. amc'nin NICU'sundan gelmis. asiri premature bebeklerle ugrasmak zorunda kaldigi icin oradan nefret ediyor. (dusununce gercekten de korkunc) bize ozellikle bebek nasil tutulmali, kaldirilip tasinmali, ne zaman korkar, ne yaptiginda hayatindan memnun demektir gibi konularda cok faildeli bilgiler verdi. o yuzden ukala da olsa memnunuz.
clubber hemsire (ellen): en cok gorduklerimden biri bu. ingilizce konusmayi pek sevmedigi icin cok muhabbet etmiyoruz. aslinda cok konuskan da degil zaten. genc iste. kisa, dik dik jolelenmis sari balyajli saclari nedeniyle kendisine bu lakabi uygun gordum.
daha aklima gelen olursa eklerim.
>>>>>chantal: dun aksamin nobetcisi. hos ancak bircok hollandali kadin gibi iri kiyim bir hatun. kendisi bes aylik hamile olup scatterbrain sendromundan muzdarip oldugu icin listemize girmeyi hakediyor. su ana kadar benim gorebildigim kadariyla kapatmadigi bir biberon kapagi yuzunden alinin ustune sut dokulmesine, asiri isittigi mamanin lalenin agzini yakmasine sebep oldu. ozunde iyi bir kadin. >>>>>
>>>>>>chantal'i bugun isaret parmaginda koca bir bandajla gorunce once ne oldugunu sormaya korktum. parmagini yakmis. acilde ikinci derece yanik demisler. haftaya calismiyormus. rahatladim, ne yalan soyleyeyim.