counter statistics

ali ve lale

ali ve lale'nin hayat öyküleri -bazi karakterler duzgun goruntulenmiyorsa, browser'inizin encoding ayarinda UTF-8 secmeyi unutmayin. bu secenegi, view menusunde bulabilirsiniz.

Salı, Aralık 26, 2006

tekmil

ali'nin cikarma miktarinda bir azalma yok. sutunde kalinlastirici kullaninca (ki su ara kullaniyoruz) cikarma frekansi azalmiyor, ama cikan miktar azaliyor.
arada bir, 5 dakika icinde 101 surat yaparak bizleri cok eglendiriyor. ufak ufak saga sola bakislarini kitleyip bakmasina artik sasirmiyoruz. henuz bizi tanidigini gosteren bir ipucumuz yok. ayrica arada bir ciddi ciddi sasilasiyor, sonra geciyor.

lale iki uyku arasinda ya uyuyor, ya agliyor. nadiren salincakta huzurlu bir yari-uyaniklik yasiyor. onun disinda (en siddetli zamanlarda) uyurken uyurken birden avazi ciktigi kadar bagirarak uyaniyor. sakinlestirmek oldukca guc oluyor bazen de kendinden kesiliveriyor.

evimizde aglama sesi bazen saatler boyunca kesilmiyor. bu kesintisiz "zirilti"nin etkisi altinda insanin sinirleri gercekten cok yipranabiliyor. o yorgunlukla insan biraz da "arabesk"lesiyor; bebegin yuzundeki ifadeleri ona buna yormaya basliyoruz. birbirimize tarif ederken "sanki olmek uzereymis gibi agliyor" diyoruz mesela, derken degil de, simdi aklima takiliyor.

mutlu hala aysu, 1 haftaligina konmustu yuvamiza, simdi uctu gitti. en kisa zamanda tekrar bekliyoruz, minik planlar yapiyoruz: yazin biz yeni yuva secerken civcivlere bakacak. kendisi cok vasat bir amsterdam turu yapabildi: dam meydanini iyi biliyor ama leidseplein'de hic yurumedi (hava da pek kibar degildi). bagels and beans'e gittik ama hic "namkee" yemedik. kanallar arasinda fotograflar cekip binalar ustune muhendis-mimar geyikleri attik, ama kanal bisikletiyle turlayamadik. cocuklar hayatimiza girince, sinirli olan hayatlarimizin arka taraflarindan bazi seyler sapir sapir dokulmus belli ki. yine de hayatimiza giren seyleri kokladigim zaman, her seyi unutuyorum. ozetle: hersey kontrol altinda.

Pazar, Aralık 24, 2006

kanguru

kangurus

elifin yeni saci ve korayin yeni terleyen biyiklari

nightwatch dance

rembraysu

aysu'nun amsterdamda dolasacak fazla vakti olmadi. ama rembrandtplein'de vlaamse frites yemeyecek kadar da dusmedik yani.

lale uyurken

laleMobil

ali bakarken

aliMobil

Etiketler:

lalecik

lalecik

bakmayin siz onun sessiz sessiz yattigina.

Etiketler:

ikili

twins

ikisi bir yerde.

Etiketler:

bagels beans

aysu@Bagels

tum misafirlerimizin gectigi bagels and beans yolundan gecen aysu...

Etiketler:

Cuma, Aralık 22, 2006

pacified

agziminIci

fotograf makinamizdaki degisiklik bilmem farkediliyor mu? Burdan arman'a ve aysu'ya bir tesekkur ucuruyoruz. bu emzige bayiliyorum, zira dudaklari ve agizlarinin ici gozukuyor.

Etiketler:

Hala kiz

anaKiz

Etiketler:

Anneanne kiz

anneAnneKiz

sevim anne prensesiyle.

Etiketler:

anne kiz

anneKiz
elif saclarini kestirmeden once

Etiketler:

dalda yatan aslan

daldaAslan

dalda yatan aslan pozisyonunun bebelerin gaz cikisi acisindan faydali oldugu soyleniyor. henuz cok verim aldigimi soyleyemem. zaten verim alacak pek hal de kalmamis bu fotografta.

Etiketler:

rapunzel

fircaKiz

ali'nin saclari seyrelip azaliyor, ama kizimizin saclari hafif kizila caldi, uzuyor ve siklasiyor. saclarini taramak ailede favori aktivitelerden.

Etiketler:

aliyle uyanmak

halaOglan

cok kucuklugumden beri, bir bebekle uyumak ve uyanmak isterdim. bir suredir keyfini suruyorum. simdi madem "mutlu hala" aysu kardes burda, o da bu tattan alsin istedim ve onu ali'yle uyandirdim.

Etiketler:

ali meenemen - ali to go

kundakliAli

gercekten de kundak cok yardimimiza kosuyor. mesela alinin gozlerinde, kundak yapmaya gec kaldigimizin ipuclari var.

Etiketler:

bacax

laleBacak

cok sevdigim "minik bebek cilt deseni". aslinda tam olarak neden boyle gorundugunu bilemiyorum.

Etiketler:

d.yeri: amsterdam

maviKart

iste size sade bif "kafa kagidi".

Etiketler:

MC ali

MCali

amsterdam'da da tum dunyada oldugu gibi, hip-hop ve rap yaygin. alinin buyuyunce belki ilgisi olur diye, simdiden provalar yapmaya basladik.

Etiketler:

ninjaaaa

ninjaIzlerken

elifin son zamanlarda kisisel tek eglencesi, you tube'dan takip ettigi 43953402 bolumden olusan bir japon animesi (yetiskin cizgi filmi). bol miktarda genc ninja iceren (jonjapon) bu cizgi film sayesinde evimizin icinde kisik sesli "yauuwt" seklinde unlemler duyuyoruz.

ortaligin hali de bana huzur veriyor. bugune kadar hep daginiklikta huzur bulmusumdur, bu bebek telasi tam hosuma gidecek bir kivamda daginik olmamizi normal kiliyor.

Etiketler:

son ziyaretciler

odevci

bahadir ve aylin de sagolsunlar ikizleri ziyarete geldiler.

Etiketler:

mobil

twins

artik gozlerini odaklayabiliyorlar diye, ilk mobillerini kurduk.
tepelerinden sallanan ve ustunde cesitli desenler olan o "sey"e mobil deniyor.

Etiketler:

Pazar, Aralık 17, 2006

notlar

son gunlerin gelismelerinden kisa ozetler vermek gerekirse;

-dogum sonrasi altinci hafta kontrolu icin jinekologa gittim. tibbi acidan bir komplikasyon yok. doktorum -hani su pehlivan olan- dogumun ustesinden gelip gelmedigimi sordu bana. "evet geldim ama secme sansim olsaydi herseye ragmen sezaryan olmak isterdim" dedim. bunu duyunca bir donukluk oldu kendisinde.

-fizyoterapistimiz ikinci ziyaretini gerceklestirdi. lalenin el ayak hareketlerindeki cesitliligin gelisiminden memnun kaldi, yeni bir stimulasyon egzersizi tavsiye etti. ama bu kez de aliyi schrikkelijk buldu. emin degilim ama bunun "jittery" demek oldugunu tahmin ediyorum. onunla temasimizda dikkat etmemiz gereken noktalardan bahsetti.

-lalenin konsolosluk tarafindan cikartilan pembe tc nufus cuzdani elimize ulasti. nedense alininki yok hala.

-aliyle ustuste iki kez yasadigimiz bezden tasma hadisesinin ardindan bir buyuk boy beze gectik. simdi ikisi de 3-6 kilo icin olan pampers'lardan kullaniyor.

-doktorumuzun reflu icin verdigi kalinlastiriciyi cocuklarin karin agrilarini ve baglantili aglama seanslarini katmerledigi gerekcesiyle beslenme programindan cikardik. ilaca devam ediyoruz. cocuklar da sanki azicik daha iyi basa cikiyorlar durumla. ozellikle lale daha iyi gorunuyor. ali de eskisi kadar cok cikartmiyor sanki.

sevimAnnePazarda
-evde oynatmamiza az kaldigini dusunen koray annemle bana cumartesi icin uc saatlik kafa izni verdi. evde bir kriz cikmasin diye de can'i davet etti. ben de annemi alip prinsengracht-jordaan hattindan yuruye yuruye amsterdam'da en sevdigim ve ozledigim yerlerden birine, noordermarkt'a goturdum. uzun uzun pazari gezdik, biberiye ve zeytinyagli ciabatta ekmegi aldik, ve tabii ki kosedeki winkel'in meshur elmali turtasini slagroom'a bandira bandira yedik.

ciftetelli

gecen hafta sonu 4 kisilik cekirdek aile olarak ilk misafirligimize gittik.
berkaylarda
biryere tramvayla gitme konusunda cok istekliydim. eninde sonunda yapmamiz gereken birsey ve ilk denemede muhakkak bulunmak istiyordum, becerebilip beceremeyecegimizi cok merak ediyordum. bebek arabasini kurup yola dokulduk. Az otedeki bir koprude bir kaza oldugu icin tramvaylarin ikinci bir emire kadar iptal oldugunu ancak durakta ogrendik. sonucta "station" bir taksi cagirarak hedefimize ulastik, zira bebek arabamiz "manda kasa" tabir edilen mersedeslerin bagajina bile sigmiyor. <- simdiden istanbul havaalaninda ne edecegimizi dusunmeye basladim. -> sonucta berkaylarda cok tatli bir 3 saat gecirdik (su an icin bebeklerimizin bir dongusu 3 saat, biz de simdilik bu sureden uzun bir ise kalkismiyoruz). biz goksenin leziz kisirindan yedik, cocuklar evden getirip orada hazirladigimiz mamadan yediler. alt degistirme seansini atladigimizi goz ardi edersek 4-4luk bir "dongu"ydu. (yanimizda alt degisimi icin gerekebilecek hersey vardi, sadece cocuklarin altinda yeteri kadar "koku" yoktu).

gectgimiz hafta icinde isyerimizde expat / yerli ayrimina son verilmesine karar verilmis. bunun bebekleri ilgilendiren kismi, 2007de toplam 28 gun iznim olacak. (bu ulkede yilda toplam 5 isgununun tatil oldugunu hatirlatmak isterim) gercekten de cok daha fazla evde olmak istiyorum bu ara.

ancak gectigimiz haftanin esas olayi yeni edinfigimiz cesitli oyuncaklar...
oncelikler errol kuzenin tavsiyesi olan "salincak" mevzuu ile ilgilendik. yine kiralama yoluna gittim, bu isin ekonomik olarak oldukca mantikli oldugunu dusunuyorum. salincagimiz zemberekli. Aletin herhangi bir elektrik temasi olmamasi bence cok hos. zemberegini saglam kurdugunuzda. yarim saata yakin salliyor. iki bebenin de salincakti ilk seferleri gormeye degerdi.
sallanLale
bebekleri ustune koyar koymaz uyuduklarini falan soyleyemem, ama cogu zaman yardimci oldugunu soylebilirim.

fakat kanguru icin ayni seyi soyleyemem.
aliKanguruAnne kanguruyu, parca basi 20 yuro daha ucuz diye almanyadan getirttik. bu yuzden yolda 5 gun gecti, ben cok sabirsizlandim. ancak bu kadar memnun kalacagimi bilsem, dogumdan once alirmisiz. cocuklar rahat ediyorlar, isiniyorlar. benim en sevdigim durus bu, bu arada, karnimin ustunde yatiyor, kafasi tam iman tahtamda....

ilk denedigimiz iki seferde de, nasil susturacagimizi bilemedigimizden ziril ziril gulmeye basladigimiz bir durumdan, 15 saniye icinde uyku durumuna gectiler. biz de bu durumu turk usulu kutladik.
ciftetelli(aslinda tam da bu fotografi cektigimiz anda, ali ancak boyle yapinca susuyordu. ama bu urunle ilgili olarak genel hissiyatimiz "gobek atimlik" olusudur.)

Etiketler:

Pazar, Aralık 10, 2006

kage bunshin no jutsu!

genellikle beslemelerden sonra yorgunluktan kaymis ama yatakta uyumayi reddeden cocuklardan biriyle kanepede siftinirken sikilmamak icin baslayip hastasi oldugum bir anime var. gecenlerde sevdigim bloglardan birinde kesfettim.
naruto
animeye adini veren kahramanimizin -ki kendisi 13-14 yaslarinda bir ninjadir- sikca kullandigi bir dovus teknigi kage bunshin no jutsu. shadow replication technique diye acikliyorlar, kendisinin klonlarini uretiyor bu yontemle. iste bazen evde naruto gibi haykirip seksen klonumu oraya buraya firlatasim geliyor. mama saatlerinden once, geceleri, gaz sikismalarinda, karnim ac, evi bok gotururken bir bebe oyalamak gerektiginde...

Cumartesi, Aralık 09, 2006

photos

yatakEgimi
reflu(x) teshisinden sonra, dr.umuzun tavsiyesiyle yataklara egim verdik. boylece bilgisayar kitaplarimi sakliyor olmam, ilk defa ise yaradi.

banyodanSonra
lale hanim bir banyodan sonra nefisken.

aliDemirlenir
ali bey sari degil ama kansiz cikti ya... kendisi demir aliyor. demirleniyor diyebiliriz.

1koltuk2bebe
gercekten de iki bebekle basbasa kalma durumu kolay degil.

1koltuk1bebe1baba
lale ile sik olarak bu sekilde uyuyoruz. alisacak diye cok korkuyorum ama, Sedef "2 ay egitim yok, bosuna kasmayin" dedi diye, rahat rahat uyuyoruz vallahi.

1koltuk1bebe1anneanne
sevim anne ve tosunu.

Etiketler:

Kurudan ayrılanı süt kapar

evde kalin bir yorgunluk hakim. yorgunluk sersemligin habercisi.

gecen hafta planlanmis bir calistay (workshop) icin gecen gun frankfurt ofise gittim.
ofiste beni karsilayacak arkadasim geldi ve "hayirdir, nicin geldin?" diye sordu.
hmmmm. "bir calistayimiz olacakti" dedim titreyen bir sesle. haftayaymis a dostlar! sen kalk, ulke degistir!

bu aralar, bebeklerin yataklarini ayirdik. muhakkak bir yaygara kopuyor, bu sayede muhakkak 2 yaygara kopmasini engellemis oluyoruz. dolayisiyla bebeklerden biri bizimle, biri sevim anneyle ayni odada kalmis oluyor. gecen aksam (aslinda sabah demek lazim) elif kendine dusen bebegin aglama sesiyle uyanip, bebegi sevim anneye teslim eder ve sut hazirlama isine koyulur. biraz sonra sevim anne elife yaklasip, "daha bir saat once icmediler mi, bir sonraki seansa iki saat yok mu?" diye sorunca, elifin saatten haberi olmadigi, aglama sesinden beri otomatik pilotta oldugu ortaya cikar.

yazimizin basligi da, boyle bir "saman-kafa" aninda bendenizin "suruden ayrilani kurt kapar" atasozunu ifade etmeye calisirken kurdugum cumleden olusmaktadir. biz cok gulduk de...

Çarşamba, Aralık 06, 2006

oglum

ali, odasindaki duvarda asili zurafali muzik kutusunun (kutu degil aslinda ya ne denir bilmiyorum) melodisini ve the very hungry caterpillar'i seviyor. bugun bunlara gulumsedi, ordan biliyorum.

saglik kontrolu

dun hastanemize gittik cocuklarin ilk kontrolu icin. aslinda ev doktorumuzda da bir kontrol olmustu; ama bizim durumumuz istisnai oldugu icin cift dikis yapiyoruz.

cok muhim bir sorunumuz yok. cocuklara gercekten de reflu teshisi kondu ve sorunumuzun gaz veya kolik olmadigi cikti ortaya. buyudukce duzelmesi bekleniyor. simdilik sabahlari mide asidini azaltici bir ilac, ve her beslenmede sut koyulastirici dogal bir toz kullanacaklar.

alinin gittikce solgunlasan rengi icin doktor gene sariliktan suphelendi. bugun gelen test sonuclarina gore sariligi cok yuksek degilmis ama anemi tespit edildi. hemoglobin duzeyi hastaneden cikarken 8.2 imis, testte 5.7 gelmis. doktor bunun bu yastaki cocuklar icin normal oldugunu soyledi. ali bugunden itibaren demir takviyesi aliyor.

lalenin girdigi ultrasonda malum benegin son incelemeye gore degismedigi, ancak kanamanin oldugu odakta bir asimetri olustugu gozlendi. bu ne demek bilmiyorum. doktor "izleyecegiz" dedi. bir suru cocukta boyle birsey olabilirmis ama herkes ultrasona girmedigi icin tespit edilemezmis. o yuzden kurcalamadik.

cocuklarin rutin kilo ve boy olcumleri yapildi. lale 3, ali 3.6 kilo civarinda. lalenin boyu 47.5 cm, ali 50.5 cm olmus. ali sonunda normal bebek ebatlarina eristi, lale takipte.

Pazartesi, Aralık 04, 2006

duet

bu blog isini surdurmek, cocuklar evdeyken daha zor oluyormus mirim...

ali'nin "gaz" durumu biraz daha iyiye gitti. ama hala cikariyor ve annesi bunun ters bir mide refleksi, ya da reflux oldugunu dusunuyor. babasi umudunu koruyarak, gece evde duyulan tikirtiya, "kedidir, kedi" diyen karakteri animsatiyor.

ancak, 4-5 gun aradan sonra, lale de "abi"sine katildi. her ne kadar "cikarma" sorunu yoksa da, yemeklerden sonra bir kramp seansindan o da muzdarip gorunuyor.

su an gonul doktorumuz genco'nun bilimsel onerisi olan "aspirator" teknigini deniyoruz. aglayan bebegi kucagimiza aliyorum, aspiratorun yanina gidip kendisini tam gaz aciyoruz. bebegimiz bu manyak gurultuden huzur bulunca da kafamizi bir dolaba dayayip kestiriyoruz. teknik, su an isin bir etki gosteriyor. sorunlarimiza mutlak care olmaktan uzak ama, "tanrim, baska ne yapabilirim" anlarimizi renklendirmesi itibari ile gonlumuzde yerini aldi.

sevim annenin cok yiprandigini dusunuyorum. maalesef isin tabiati bu. bir cocuklu bir cok anne "sekerim, tek basina altindan kalkilacak is degil valla, biri daha kesin al altinda olmali" demiyor mu? carp ikiyle...

Etiketler:

Pazar, Aralık 03, 2006

day 40

koray, kucaginda lale, cocuklara almak istedigi mobilli swing'den heyecanla bahsederken:
-bu cocugun sesi nerden kisiliyor?

Cumartesi, Aralık 02, 2006

cumartesi 19:30

berkay-goksen
misafirlerimize bebek besletme gelenegimizi bugun sevgili berkay ve goksen'le surdurduk. onlar buradayken ali ve lale hic aglamayip devamli uyuyarak bizi yalanci cikardilar. kendilerini bebekler uzerindeki olumlu etkileri nedeniyle ayrica banyo seansina davet ettik.

Etiketler:

Cuma, Aralık 01, 2006

result!

fotografcinin soguk ve izbe studyosunda incecik soydugumuz cocuklari bir saat boyunca cesitli iskencelerle uyandirmaya calisip, acliktan katilincaya kadar aglatip, annemle beraber sinir krizi gecirerek cektirdigimiz vesikalik fotolar ise yaradi. bugun gittigimiz gocmen burosu cocuklarin basvurularini kabul etti, izinlerini onaylayacagini bildirdi. buradan basimiza bu corabi orenlerin hepsinin aile buyuklerine hurmetlerimi sunuyorum.