counter statistics

ali ve lale

ali ve lale'nin hayat öyküleri -bazi karakterler duzgun goruntulenmiyorsa, browser'inizin encoding ayarinda UTF-8 secmeyi unutmayin. bu secenegi, view menusunde bulabilirsiniz.

Pazartesi, Temmuz 23, 2007

long due

Cuma, Temmuz 20, 2007

tembel ali, cevik lale

uzun bir aradan sonra fizyoterapistimiz alice bugun bizi ziyaret etti. yere "speekleed"imizi serip cocuklari dondurdu, oturttu, oynatti. sekiz ayda yapabiliyor olmalari beklenen oturma eylemi icin fena degil dedi ama alti ay gostergelerinden olan donme hareketini yetersiz buldu. normalde firt firt donen lale fizyoterapisti gozlem altina aldigi icin donmeye direndi. buna karsin neredeyse bes dakika boyunca dengesi bozulmadan oturdu. alinin ise gercekten egzersize ihtiyaci var. zaten karninin uzerinde durmayi hic sevmiyor. biz gobegi sikisiyor diye karninin ustunde mutsuz oldugunu dusunuyoruz ama lalenin cok daha atik oldugu bir gercek. burada psikyatrimizin "birbirine bu kadar zit iki cocugun annesi olarak sen baslibasina bir vakasin" lafini hatirlamamak elde degil.

Pazar, Temmuz 15, 2007

NPI

NPI artik her hafta ziyaret ettigimiz bir yer. annesi, buradaki doktorumuza gondermek uzere lale gunlugu tutuyor. mevsimin yaz olmasi itibari ile doktorumuz 3 haftaligina tatile cikiyor. ama bu arada yerine bakacak birini birakti. bu doktorun beraber calismak istedigi pediyatr AMC'de. Kendisinden randevu almaya calisiyoruz. Doktorumuz, lalenin boy ve kilosunun her hafta olculmesini istiyor, boylece ne kadar "deneme-yanilma" payi oldugunu bilecekmisiz. iste bu yaaa... somut, takir takir isleyecek kararlar...
Sevim annenin donmesine bir ay kaldi. Sevinc anne bir ay sonra gelebilecek gibi degil, iki ay sonrasi bile belirsiz. bu arada belki bir baska akrabamizin ziyarete gelmesi soz konusu, ama hic kimseden de kalkip 1 ay yardim etmesi istenmez ki! hele de ta burada! NPI daki doktorumuz, eve gunde en az iki saatligine yardima gelebilecek birilerinin ayarlanabilecegini ve bunun sigorta kapsaminda oldugunu soyledi. simdi bunu arastirmamiz ve pesine dusmemiz lazim. ama doktorumuz ince detaylardan, dikkat edilmesi gereken hususlardan bahsetti. profesyonel bir muhattap bulmak bizi oyle rahatlatti ki...

allerbeste freunden

nasilsa yapisik ikiz olan bir kedi ve bir kopegin maceralarini anlatan catdog korayla benim sevdigimiz ve istanbuldayken izledigimiz bir cizgifilmdi. turkce seslendirmesinde birbirine kedis ve kopus diye seslenen bu hayvanciklar zit karakterleri nedeniyle surekli birbirleriyle catisirlar, yine de birbirlerinden ayri duramazlardi. (yapisik ikiz nasil ayrilir derseniz, kedisle kopus birbirlerine kusup evi terk ettiklerinde biri sehrin bir ucuna biri obur ucuna gidecek kadar uzardi vucutlari)

koray cocuklar dogdugunda ilk hediyeleri olarak hastaneye minik bir oyuncak kedi ve ayni boyda bir kopek getirdiginden beri ben de onlara kedis ve kopus diyorum. kedis, bence kizlar kedileri daha cok sevdigi icin laleye, kopus de dogal olarak aliye gitti. yasamlarinin ilk haftasindan itibaren onlarin "yatak hayvanlari" oldular. ilk gun koray penguen veya zurafa yerine bu klise hayvanlari getirdigi icin biraz hayalkirikligina ugradiysam da, zamanla gordum ki cocuklarin kisiliklerine uygun secimler oldu kedisle kopus. ali kopusune cok bagli, elinde o olmadan uyumaz, uyuyacagi zaman yatakta onu arayip bulur mutlaka. lale ise kedisinin farkina vardigi gunler ona biraz sefkat gosterdiyse de, sanirim ankara'da bir ogununu uzerine cikarttigindan beri o yokmus gibi davraniyor.

gecenlerde bu el kadar hayvanciklarin artik bizim bebeler icin kucuk olduguna kanaat getirip knuffel arayisina ciktim. knuffel hollandacada bir bebegin sarilabilecegi hayvancik demek oluyor. herneyse, mudavimi oldugumuz ahsap oyuncakcida su ayicigi ve bakir renkli arkadasini gordugum anda bunlar bizim cocuklarin olmali dedim. internetten daha ucuza bulur muyum diye bir arastirma yaptigimda koklu bir oyuncak firmasi tarihcesiyle karsilastim. cocuk felci yuzunden mahkum oldugu tekerlekli sandalyesinde oyuncak tasarlayip yapan margarete steiff'in ve dunyanin ilk "teddybear"ini yaptigi sanilan kuzeni richard'in hikayelerini okudum. ve fakat bu ayiciklari daha ucuza satan bir yer bulamadim. hatta ve hatta bazi edisyonlarin yuzlerce euro gibi fiyatlara satildigini, remake'lerin koleksiyonerler tarafindan toplandigini gorunce, dedim gidip alayim, 50 yil sonraya bir yatirim olur. flog it'te boyle bir ayicigin acayip bir fiyata satildigini hatirliyorum, belki de steiff'ti, cunku internette rastladiklarima benziyordu. o zaman eski ve cirkin gorundugunu dusunmustum, nitekim kullanilmis ve yipranmisti. ama simdi ilk tasarimlarin tiplerinin boyle oldugunu biliyorum. pek de sevimli sayilmazlar; bu yuzden de cok sevdim onlari, gulumser suratli fosforlu yesil tavsanlar gibi sirinlik taslamadiklari icin. cok param olsa alirdim.

herneyse, daha ucuzunu bulamadigim bu ayiciklari gidip ortalama 30'ar euro odeyerek aldim ama sonradan farkettim ki tuylu tuylu halleriyle elini attigi herseyi agzina sokmak isteyen ali icin pek de uygun degiller. oyuncaklarin yas sinirlarini arastirip o serinin 3 yas uzerine tavsiye edildigini ogrendim. ama bebicuklerin birer steiff'i olmasi gerektigi saplantisina da kapilmistim bir kere. ingilterede bir oyuncakcida bebek serisinden hosuma giden bir ayi ve bir fil buldum, oyuncakciyla bunlarin bebeklere uygunlugu hakkinda yazistik, onun da oglunun steiff ayisini emip durdugunu ogrendim ve siparisi verdim. henuz hangisinin kimin olacagina karar vermedim ama zaten bu karar bana ait olmayabilir. yeni yatak hayvanlarimiz gelince ikisine de ayri ayri onerecegim, bakalim kim neyi sececek.

Salı, Temmuz 10, 2007

halanin gozunden 2






Pazartesi, Temmuz 09, 2007

anlastigimiz gibi

haberler

lale'nin sikintisinin adina "davranis bozuklugu" dediysek, ki dedik, cozum icin neyin uzmanini aradigimizi biliyoruz olmamiz beklenirdi. ama isler burda ogle degil. ben meseleyi dondurup dolastirip, cozumu bulmakta bu kadar zorlanmamizi, sistemin para ile calismamasina bagladim. muesseseler gorunur olmak icin para harcamiyorsa, gorunmuyorlar.

bir aydir cozum olacak diye pesinden kostugumuz birimin hamile hanimlarla ilgilendigini ogrendikten 3 hafta sonra, bir cesit bir psikoloji entstitusu olan NPI ile olan gorusmemize gecen sali gittik. bu birimin altinda bir kac alt-birim var. bunlardan biri "beslenme guclugu". birim baskani ayni zamanda enstitunun de muduru. tatli, guven veren bir kadin. "eger cozum bulamazsak, cozum bulamadigimiz ilk cocuk olacak" derecesinde kendine emin, ama bu hollandalilarda zor bulunur bir ozellik degil. Anlasilan daha birkac ay buraya gidecegiz. Pediyatrimiz da degisecek gibi. Bizimki iyiydi guzeldi ama, ozellikle son zamanlarda hic vakti yok, kendisi ulasilamaz oldu. NPIdaki psikologumuz, AMC'den bir pediyatrla calisirmis. AMC benim ofise yakin olan akademik hastane, hani dogum icin gittigimiz ama kuvoz yoklugundan kalamadigimiz hastane. 2-3 hafta sonra tatile cikacak diye hem bu sali hem de persembe gorusmek istedi. sorunumuzla cabuk cabuk ilgilenen birileri... galiba dogru adresteyiz. (yarin logopedi -konusma ve dil gelisimi- uzmani eve gelecek, bir besleme izleyecek. tatilden dondugumuzden beri fizyoterapistimiz ile irtibata gecmeyi basaramadik ama calismalarimiz suruyor)

NPIdaki doktorumuz hem bana, hem elife odevler verdi. ben 2 haftadir lalenin beslenmelerini videoya kaydediyorum. bu hafta sonu da dvd'ye dondurdum. internetten paylayasacak nitelikte bir klip yok. elif ise gunluk tutmaya basladi. lale sunu yapti, bunu yapmadi gibi. belki kendisi notlarina soyle bir bakip, haftalik ozetlerini de buraya koyar.

bize verilen bu odevler yuzunden de foto cekisimiz biraz aksadi. sali sabahi halamiz turkiyeye dogru yoluna devam ediyor. yarin aksam kendisinden fotolarini alarak bir kopya zenginlik yaratacagim. simdilik halanin bloguna link verelim.

fotograflarla ve NPI'dan havadislerle gorusunceye kadar...

Etiketler:

Pazar, Temmuz 08, 2007

disliler

ali'nin disleri 4 temmuz itibariyle patladi. cok sukur ikisinde de hastalik, ates filan gibi hep bahsedilen problemleri yasamadik. ama ali lale'den daha cok zorlaniyor gibi simdilik. cocugun gunduz uykulari bitti bir anda, yatagina yatirma girisiminde bulundugumuz an aglamaya basliyor ve ne kadar sallarsak sallayalim, ninniler, masallar anlatirsak anlatalim uyutamiyoruz cocugu. yataga koyunca elleri "beni alin" mealinde havada, soylenip tepinip duruyor. aksama dogru artik iyice sersemlesmeye, koordinasyonunu filan kaybetmeye basliyor. "zombik" (zombi+tombik) diyoruz kendisine.

lale'nin disleri aydinlik havada ufak ufak goze gorunmeye basladi. ikisi de isirdi mi artik can yakiyorlar.

bu gece aysu halayla sokagin basinda gecenlerde acilan ve disardan cok cool gorunen bara gidip, ikiser bira icip muhabbet ettik. biberon saatine kadar.

Etiketler: , ,

Pazartesi, Temmuz 02, 2007

halamiz geldi

Pazar, Temmuz 01, 2007

gelismeler

lale'nin ilk disi 29 haziran itibariyle alt ceneden patlak verdi. chamoden surerken ananesi farketti. giderek buyudugu hissediliyor, henuz dogru durust goze gorunur durumda degil. ali'de hala ses yok.

lale'nin sevdigini kesfettigimiz gidalar; havuc puresi, beyaz peynir, elmali muz puresi, kremali (formul katkili) brokoli corbasi, milupanin elmali yulafli kasik mamasi, yayla corbasi. lale biberonu artik hemen hemen hic kabul etmedigi icin kasik mamalarina mecburi bir hizli giris yapti. yemesi gereken kadar yemiyor elbette ama sutten daha iyi tepki veriyor, o kesin gibi.

ali bugun yayla corbasini pirincli degil, kuskuslu yedi. kakasi daha da sertlesmesin diye icat ettik bunu.

ali'nin sevmedigini dusundugum gidalar; avokado ve kereviz. belki. bir daha denemem lazim. bir de su.

halanin gozunden