su huznu bir dagitalim hele.
korayin amerikadan aysuya getirttigi flip adli mucize alette cesitli vidyolar var ama birinin oturup onlari internete koymasi lazim. o biri ben degilim, acikca ifade edeyim.
tipik bir hollandali gibi lafa girecek olursak "slecht weer!" havanin bizi eve hapsettigi, yagmurun dinmek bilmedigi gunler geldi. gunesin aksam 9'da battigi gunler daha dun gibi, simdi saat 7'de cocuklar sabah ezanini okurken hava karanlik. 10 gundur koray haric hepimiz salya sumuk hastayiz. tabi butun bunlar hepimizde bir miktar kaknemlik birikmesine, daha sonra da bu kaknemligin bicimsiz disavurumlarina sebep oluyor. neyse ki haftada uc gun ise gidip biraz kafami dinliyorum. valla hayatimda ilk kez sabah kalkip ise gitme fikri icime huzur dalgalari yayilmasina sebep oluyor. ne bicim anneysem!
halbusu bizi bu havalar mahfetmeden once soyle sabahlarimiz olmaya baslamisti. sabah 6:30 ezan okundu, kalk. cocuklara sut isit (yasemin erken kalkan cocuklara muezzin adini taktigi icin bu ezan da benim elime dolandi) cocuklara oyuncaklari satip yerde biraz daha uyuklamaya calis, basarisiz ol. sabah sabah sevimli bir surat takinip lego oyna. sonra cocuklari asagi indir, kahvalti ver. lale bi cop bisey yemesin, sinirlenme. kahvaltidan az sonra gunun ilk huysuzluklari baslasin, hoop cocuklari arabaya at kaydiraga gotur. kaydirak alinin dilinde kaylolo, lalenin dilinde kay-yak oluyo bu arada. ogle yemegi saatine kadar kah onlarla beraber kay, kah tezahurat yap, kah kucuk kulubede masanin etrafina oturup yerden topladiklari agac kabukcuklariyla oyna...
simdilerde cocuklari peuterspeelzaal dedikleri toplanip leidster gozetiminde oyun oynanan yerlerden birine kaydettirmeye calisiyorum. yani aslinda siraya girmeye calisiyoruz. bir yila kadar sira gelirse haftada 2-3 gun ikiser saatten oraya gidecekler.
konusma babinda cok fazla bir ilerleme yok. yeni sozcuklerden en sevdigim "blob", alinin bulut yorumu. bir de yagmur yagdigini gorunce panige kapilip yaamu yaamu diye havayi isaret etmeye basliyorlar. peynir "peyni", makarna "makina", ters "tevs" (kitaplari ve suluklari ters tuta tuta ogrendiler).
