counter statistics

ali ve lale

ali ve lale'nin hayat öyküleri -bazi karakterler duzgun goruntulenmiyorsa, browser'inizin encoding ayarinda UTF-8 secmeyi unutmayin. bu secenegi, view menusunde bulabilirsiniz.

Pazartesi, Ocak 19, 2009

2009 @ Diemen

Utanc icinde farkettim, 2009da siftahım yok.



videolar pek yakinda
(yarin topuklu alçım ile iş hayatıma dönüyorum.)

yuklemci geldi haniiim

bizimkiler bikac gundur cumle kurma, daha dogrusu nesne tanimlamanin disinda yuklem kullanma egilimi gosteriyorlar. once ali basladi, alinin konusmasi karsisinda abartili bir heyecan sergiledigimizi goren lale de aliyi taklit etmeye basladi. simdilik alinin anlatmayi en sevdigi sey winkelcentrum'a gittigimizde bindigi su arabalar (hani krese gitigimizde kriz cikmasina sebep olan). durduk yerde basliyor "timsah bindik, fil bindik, aaba bindik, baska? hmmm... tavfan bindik..."
baba alcili ayagiyla nefes nefese sekerek dolasmakta oldugundan salona girer girmez soylenen sey: "otur.. konto!" (koltuga otur)
bu sabah bizim yatak odasinda karistirmamalari gereken yerleri kurcalarken kafami kaldirip dikizledigimi gorunce bana (tehditkar bi sekilde parmak sallayarak): "yat! cabuk! cabuk yat! cabuk! cabuk!" benden nezaket ogrenmedikleri acik.
bunun disinda ali zaman ve kisiye gore fiil cekimleri yapmaya basladi ufaktan. "yaptim, dustum, bozdun" gibi...

Pazar, Ocak 11, 2009

ali de ali

ali beyin vukuatlari sinir harbiyle bitmiyor bu ara. bi de ikide bir ogle uykusunu atlamaya basladi. iki de bir degil tabi, daha seyrek ama beni tedirgin edecek kadar iste. umarim bu ogle uykusunun bitecegi zamanlara yaklastigimiz anlamina gelmiyordur, zira sagduyulu bir buyugumun de tespit etmis oldugu gibi ne oluyorsa onlar uyurken oluyor. kendime ayirdigim bir avuc vakit o. bazen uyuyorum, bazen tembellik, bazen evin cesitli mecburiyetleriyle istigal ediyorum. yok yok, ogle uykusu bu kadar erken bitemez, olmaz. olamaz.

bi de alinin sozcuk dagarcigindan komik buldugum icin anneme soylemek istedigim, ama bi turlu zaman yakalayamadigim icin arayip soyleyemedigim sunlari not edeyim:
tencece (tencere)
tuncucu (turuncu)
baapus (baykus)
simbap (sincap)
kalemun (bu-kalemun)

Cuma, Ocak 09, 2009

bi maillesmeden

ali'nin vaziyeti hakkinda, bu yollardan gecmis yasemin'le meyllesmemizden ozel istek uzerine:

On Fri, Jan 9, 2009 at 12:03 AM, Elif Berk wrote:
ama sen 3.5 yas dedin yaa. ulen o saate kadar teror icinde mi yasicaz???

alinin sinirlenmesi degisebiliyo. bazen anlamli bazen anlamsiz (bence tabii) biseyler tutturup onu bize yaptiramadigi zaman iste yaptirincaya kadar agzimiza siciyo.
anlamsiz soyle. ilk vukuati bu ayrica: kresten aliyorum arkadaslari. bisiklete binicez. bu bikac kez elma dedi (hollandaca) ulan nerden cikti elma simdi, elma yemek mi istiyo, oglum yok yanimda eve gidelim evde vericem, yok istemiyo dinlemiyo ve orda koptu ilk kanira kanira. tabi burda kendi kafasinda aciklanabilir biseyler oluyo olabilir ama daha dogru durust konusmadiklari icin anlamiyoruz ki.

anlamlisi da soyle: krese gidicez taksiyle (bisikletin kilidi donmus acilmiyo) param yok evdeki bozuk paralari toparlamaya calisiyorum, bunlar da beni izliyolar. siz durun para alip geliyim araba icin dedim. dannnnn (kendi kendini ayagindan vurma efekti) onceki gun alisveris merkezinde bozuk parayla calisan arabalara binmisiz. ali bey oraya gidiyoruz sanmis. krese gittik. taksiden indik, arkadas dondu. araba? para? araba? para? para? derken kriz. bu araba para meselesi de bana sonradan dank etti. gerci orda herhangi bi aciklama yapsaydim anlamazdi, dinleyemezdi zaten de... bi de ustune kreste aglarken birakip gitmek zorunda kaldim diye icim icimi yedi.

lale boyle kontrolden cikmiyor. bazen o da dedigim dedik caldigim duduk oluyor ama nadiren. ve telkin/ikna edebiliyorum onu. henuz. ali de hemen hemen boyleydi iki hafta oncesine kadar gerci, o yuzden belki laleye de geleceklerdir. yine de ali kadar kotu yasamaz o diye dusunuyorum. ali cok daha emotionally expressive bi karakter. uc noktalar arasinda gidip gelebiliyor.

Perşembe, Ocak 08, 2009

highlights of the week

*coz coz coz makarna (ali sar sar makarayi soyluyor)
*can-motor (aysu-otobusten sonra alinin yeni incisi)
*adamm, dag! (lale, postane memuruna)

Cumartesi, Ocak 03, 2009

tantrum

terrible two denen donemin, cocugun "hayir" deme ozgurlugunu sinama donemi olduguna inaniyorum.  ancak kapsam nerde basliyor, bitiyor, emin degilim.

ali henuz kızgınlığını tam kavrayamadı, tantrumdan tantruma koşuyoruz.
bazen yumuşak konuşma/telkin seansları, bazen ağzımdan ateş çıkararak ilerliyorum.
komşularımız arasında yetişkin sesi birtek bizim evden yükseliyor, bu kesin.

bakışları donuklaşmış, gırtlağındaki damarı lumbar olmuş, suratı amasya elması oğlunuzun gözleri içine bakıp, kulağına sihirli sözler söylüyorsunuz.  o, gırtlağında çatallaşıp yaklaşık altı değişik frekansa kırılmış narasına, kesintisiz devam ediyor.  bir damla ter beliriyor alnınızın korner bayrağında.  (bkz: yapay testesteron zerki) müzik gibi çıksın diye sesiniz, ses tellerinize arp muamelesi çekiyorsunuz, yine de iletişimin işteş kısmını devreye alamıyorsunuz.  bir noktada beyninizde bir takım nöronların yanlış ateşleme yapmaya başladığınızı hissediyorsunuz.  adrenalinin kanda yükselmeye başladığı an, ne kadar hissedilebiliyor değil mi, şaşılacak şey.  kontrolü otomatik pilota kaptıracak olmanın endişesi ile, çocuğun bulunduğu ortamı, aydınlatmayı değiştirmekten, yüzüne tatlı tatlı üflemeye hatta saç kurutma makinası taklidine kadar, bilinen tüm hünerlerinizi sergiliyorsunuz.  bir küvet sıcak suda bileklerini kesen adamın hayatının yitişi kadar huzurlu bir şekilde, ya da ofiste geçen 32 saatlik bir maratonun ardından uykuya dalar gibi ani bir şekilde, kendinize, gırtlağınızda altıya ayrılan sesiniz ile geliyorsunuz.  bir süredir bağırmaktaymışsınız meğer.  karınız, kıznız da beraber herkes nefesini tutmuş size bakıyor.  tatlı tatlı konuşarak, hatta direk bir oyuna yönelerek dağıtıyorsunuz bu havayı.  bir süre sonra hep beraber bir meşgaleye gömülünmüş oluyor.

ctrl alt del e alışmış bir ruh anlayışı.

Perşembe, Ocak 01, 2009

diemen'de yilbasi

  • diemen'de yilbasi saka degilmis. sehirde gecirdigimiz yillarda bu kadar cok havai fisek izlememistik. gecen yil oldugu gibi lale o patirtiya ragmen uyanmadi, ali ise kah korkarak kah buyulenerek gosteriyi bir sure izledi.
  • ali bey gecen yilin ilk gunu yurumeye baslamisti, bu yilbasinin olayi ise terrible 2'ya girmek oldu galiba. dun bugun itibariyle temper tantrum'lari karsisinda caresiziz.
  • bazi sozcukler: ali::kayanti (karanlik), kaydidak (kaydirak -kaylolo bitti), askam (aksam), askim (askim ama ne demek oldugunu bildiginden degil), tulen (tunel), tilen (tren), caman (pijama)
  • lale bisey soyledigi zaman, ki zaten az soyluyor, ya dogru telaffuz ediyor ya da tamamen gibberish konusuyor hic anlamiyorum. o yuzden ondan ornek yok.
  • 31 aralik aksami koray isten eve tam 22:30'da geldi, bu da bir ilk. gec gelecegini bildigimden evde birakin hindiyi, ordegi, normal bir kap yemek bile yoktu. bu okazyon bizim aileyi o kadar irgalamadi ki bu kadar olur.