counter statistics

ali ve lale

ali ve lale'nin hayat öyküleri -bazi karakterler duzgun goruntulenmiyorsa, browser'inizin encoding ayarinda UTF-8 secmeyi unutmayin. bu secenegi, view menusunde bulabilirsiniz.

Cumartesi, Mart 28, 2009

bahar09

Peuter in zicht II (devamla) - Destek

Uzgun oldugunda cocugunuzu teskin ederseniz ilerde o da baskalarina oyle davranir.

Cocugunuza birazdan ne olacagina dair bilgi verirseniz o da nerede oldugunu bilip huzur duyar (bunun ne kadar cok catismayi onledigine bizzat taniklik ediyorum)

Isirmak yumruk ve tekme gibi hareketler hos gorulemez. Boyle zamanlarda cocugun goz seviyesine inip kesin bir tonla bunun yapilamayacagi soylenmeli. Onun hislerini soze dokerek rahatlamasini saglayabilirsiniz.

Cocugunuzu bekleyip gozleyip dinleyerek izlemelisiniz. Nelerden hoslandigini kendini nasil hissettigini boylece anlayip cocugunuzu daha iyi tanirsiniz. O sizin ona onem verdiginizi anlar ve karsiliginda sizin soylediklerinize onem verir. (cok zayifim bu izleme konusunda, sabredemiyorum. Sanki herseyin en iyisini ben biliyorum. Halbuki asagida anlatildigi gibi oyunlarina katilinca cok mutlu oluyorlar).

Konuyla ilgili bir de odev var. Odevleri cok faydali ve zihin acici buluyorum. Odev soyle:

Cocuk oyun oynarken birkac dakika onu izle. Sonra oyununa katilmayi dene ve 10 dk kadar onun yaptiklarini yaparak gercekten oyna.
Beraber oynamaya nasil tepki verdi?
Oynarken siz ne hissettiniz?

Bir odev daha:
Cocuk duygu belirttiginde olumlu tepki ver. Uc kez tam olarak ne yaptigini veya soyledigini yaz.
Cocuk ne tepki verdi?

Pazartesi, Mart 23, 2009

peuter in zicht II

hiç unutmamam gereken bişey var. notlarımı bulamıyorum ve bikaç gün içinde unutacağım kesin gibi.

  • toddler inanılmaz benmerkezci bir varlıktır.
  • bu yaş insan hayatının en agresif dönemidir.
bunlar, aliyle lalenin zaman zaman birbirlerine karşı ve rağmen davranışlarını paniklemeden değerlendirmemi sağlıyor.

Çarşamba, Mart 18, 2009

peuter in zicht I

çarşamba akşamları bir çocuk gelişimi programına katılıyorum. bu akşam ikinci seansa gittim, dört seans daha var. benle birlikte koyumuzden 8-9 kadın filanız. eğitimi veren ebeveyn-çocuk merkezinde çalışan bir hemşire. yeni zelanda çıkışlı ''triple p-positive parenting program'' temelinde toddler dönemi için türetilmiş bir içeriğe sahip.

esas olarak çocukla olması gereken etkileşim üç başlık altında toplanıyor:
  • destek
  • stimülasyon
  • yönlendirme
destek başlığı altında da üç davranış modeli var:
  1. duygusal destek ve güvenlik
  2. duyguları tanımak ve adlandırmak
  3. çocuğu izlemek/gözlemek
stimülasyon:
  1. çocuğun seçmesine/kendinin yapmasına izin vermek
  2. çocuğa iltifat etmek, yerleşmesi istenen davranışları övmek
  3. çocuğun öğrenmesini sağlamak/öğretmek
yönlendirme:
  1. net kurallar koymak
  2. anlaşılır olmak
  3. pozitif çözümler tercih etmek
bir ödevimiz vardı bugüne. 10 dakikalık bir zaman dilimi belirleyip bu 10 dakika içinde çocuğa neler söylediğini kaydetmek ve sonra bunların hangi başlıklar altına düştüğünü değerlendirmek. benim konum bulaşık makinesinin boşaltılmasıydı, ödevimde ise sadece yönlendirmeler vardı. doğal olarak bu hiç hoşuma gitmedi!

genel ipuçları:
küçük toddler için rutin önemlidir (zaten burada 3 R diye bir hadise var, bebek ve çocuklar için mutlaka gerekli 3 şeyden biri günlük rutin olması deniyor). bebeklere olduğu gibi küçük çocuklar için de bir çapadır ve güvenlik hissi verir.

küçük çocuk herşeyi denemek ister, sınırlarına kendi karar veremez. bunu onun için siz yapmalısınız.

belirli bir durumda ne olacağını çocuğa önceden söylemek çok önemlidir. yatıracağınız zaman önden söylemek gibi. böylece oyuna daldıysa yatak moduna geçmek için zaman tanırsınız.

kuralları tekrar et. küçük çocuklar hatırlama konusunda çok iyi değildir.
tutarlı ol
örnek ol (tabağındaki yemeği bitir)

yemek zamanı relaks bir atmosfer olmalıdır.
yatağa gitmekten korkmaması için yatağa koymak ceza olmamalı.
uykudan önceki zaman sükunet dolu olmalı

destek konusunda:
*küçük çocuğun hayatı heyecan verici ve yıpratıcıdır. bu yüzden siz onun güvenli limanısınız. küçük çocukların yeni bir şeyi process edebilmesi için büyüklerin yardımına ve rahatlatmasına mutlak ihtiyacı vardır.

-devam edecek-

Cumartesi, Mart 07, 2009

sevdigimiz kitaplar, oynadigimiz oyunlar

bu aralar tartismasiz ikisinin de en sevdigi kitap nina'nin emzigi. hem cizimleri guzel hem hikayesi hem de cevirisi. nina'nin karsisina cikan kotu kurtla atismasi kisminda her seferinde kikir kikir guluyorlar. her aksam mutlaka bir kez okumamiz gerekiyor.

henuz cok fazla okumadik ama ben sevdigim icin yakinda sevecekleri bir kitap kafasina edeni bulmaya calisan kucuk kostebegin hikayesi. bu kitabin hollandacasini aylar once denizlerde gormustuk. turkceye cevrildigini gorunce hemen aldim. gene muthis bir hikaye, adindan belli oluyor zaten. her sayfada baska bi hayvanin diskisiyla muserref oluyoruz.

bir de yine benim sevdigim hollandaca bi kitap var: anton kan toveren - anton buyu yapabiliyor. cizimleri snoopy'ye benziyor, cok primitif, zaten cok da basit bir kitap. en guzel ozelligi kitabin yaninda bir de dvd var, ayni hikayeyi cizgi film olarak izleyebiliyoruz. okuyan adamin sesi de cok guzel, keyifli bir anlatimi var.

cesitli boyama faaliyetleri yapiyoruz. mesela gecenlerde sulu boya denedik. kagit boyamanin yani sira duduk makarnalari boyayip bu ise ozel aldigim ayakkabi bagcigina dizdik. sonra boynumuzda makarnadan kolyeyle gezdik. bu elisi faaliyetleri hala amactan cok araca yonelik, yani parmak boyasi yapiyorsak misal, parmakla tek seferde olabildigince ne kadar cok boya alinabilinir, onu hemen kagidin ustune koyup biraz daha boya alabilir miyiz, kagidin uzerinde neler olup bittigiyle ilgilenmek sart mi; yapistirma yapiyorsak tutkalla kagidi yikayincaya kadar fircalayip sekilleri kerhen ustune pat pat koymak etrafinda gelisiyor.

sonra role playing var tabi. bebeklerle ozellikle lale cok oynuyor. butun gun elinde bi pampers, filinin altini baglamaya calisiyor.