counter statistics

ali ve lale

ali ve lale'nin hayat öyküleri -bazi karakterler duzgun goruntulenmiyorsa, browser'inizin encoding ayarinda UTF-8 secmeyi unutmayin. bu secenegi, view menusunde bulabilirsiniz.

Çarşamba, Ocak 09, 2008

oogheelkunde

lale'ye dun bir saatlik bir muayenenin ardindan hipermetrop teshisi kondu. gozlerinin kaydigindan suphe eden doktorumuzun sevkiyle gitmistik hastaneye. gozlerde kayma bulunamadi. esasen alinin sol gozu daha cok kayiyor. tabii ki ben farkedemezdim bunu, karganin mi kuzgunun mu yavrusuna guzel gorunmesi ile ilgili bi laf vardi, herhalde oyle birsey. simdi aliyi goz doktoruna sevk ettirmeye calisacagiz.

Etiketler:

Perşembe, Aralık 13, 2007

6. hastalik



cocuk hastaliklari serimiz gosterime girmistir. ali:1-lale:0

gecen cumartesi atesle basladi. paracetamol dusurmedi. fitil, paracetamol surup, ibuprofen kombosuyla yaklastik. yine de hep 39'un uzerindeydi. pazartesi gunu 40'i gorduk. carsambaya ates gecmis, aksamina dokuntuler baslamisti.

Etiketler:

Pazar, Aralık 09, 2007

hastalıklar

çocuklar bi 2 hafta hastalık atlatmışardı.  önce ali hasta olmuştu, sonra o 2-3 günde üstesinden geldi ama bu defa da lale hasta oldu.  lalenin atlatması daha uzun sürdü.  nerdeyse yeni yeni normale dönüyor.  normal derken de 2-3 hafta önceki performansından bahsetmiyorum.  2-3 hafta öncemiz doruk noktamızdı, aslında literatür ve doktorlara göre "normal" miktarlardı, hergün yemesi içmesi gerekeni sorunsuz yiyip içtiği bir 3-5 gün görmüştük en azından.   şimdi döndüğümüz normal, lalenin normali; yüzde yetmiş diyelim....

dün sabah ali ateşi uyandı.  gün boyu parasetamol şurup ve düşmeyince fitil verdik.  ama akşam 11 sularında ateşi hala 39.6 olunca doktor aradık ve hayrettir bizi hastaneye davet ettiler.  laleyi uyandırmamak için ben evde kaldım, elif tombalakla hastane yollarına...

sonuçta bir çeşit viral enfeksiyonmuş.  burda herşey viral, öyle olmasa antibiyotik yazmak gerekecek, allah yazmasın.  kulaklarına vuracakmış, biz de seyredecekmişiz.  hakkaten arada bir kulaklarını mıncıklıyor çocuk.  bir sonraki şurup/fitil öncesi hep 39.6 üstü çıkıyor.

öyle garip bi his ki....  lalenin fenalaşmaya başlamasını bekliyoruz.  iyice yemeyecek herhalde, daha kızımızda 39.5 görmemiştik, hazırlıyoruz kendimizi.

edit: alinin ateşinin altından, 6.hastalık çıktı. lale'ye ya bulaşmadı, ya da lale semptomsuz atlattı.

Etiketler:

Salı, Mart 20, 2007

sutten agzi yanan lale

lale bugun boven ij'da kontrolden gecti. yuzde ucluk egrinin ustune denk gelmesi icin doktor biraz kasiyor gibime geliyor ama yapacak birsey yok. bizi ciddiye alin diye haykirsak bile durumun degismeyecegi asikar. haftada 70 gramlik kilo artisini yeterli buluyor doktor (gun itibariyle 5310 gram). bir de donup bana "sen de ufak tefeksin" dedi. evet ama ben mamami yiyormusum, bu genetik bir durum demedim. gelecek haftaki genel kontrolden sonra hastane degistirmeyi dusunuyoruz, dondugumuzde belki yeni bir doktorumuz olur. aklima takilan tek sey, yeni doktordan ilac alip alamayacagimiz. simdiki doktorumuz ilac icin fazla ugrastirmiyordu bizi.

pediyatrik muayeneden once logopedie ile randevumuz vardi. kadina derdimizi anlattik. o da bize "yarim saatte icmedigini birakin, icmesin" dedi. kimseye anlatamiyoruz ki biz bu ugrastigimiz kadar ugrasmasak lale o 70 grami da alamayacak. bir ogunu ac gecirmesi onun icin birseyi degistirmiyor. eger o gun yeme modunda degilse ertesi ogunu de bos gecebiliyor, ve yine bu bir sonrakinde biberonunu silip supurecegi anlamina gelmiyor.

herneyse, sinirlenmemeliyim.

yine de lale logopedie'nin ofisinde biberonunu neredeyse teklemeden bitirerek eminim bu alanda varolan bir murphy kanununu kendince bir kez daha ispatladi. (tamire goturdugumuz televizyonlar da tamircide piril piril calisirdi boyle) bir de guzel kaka yapti.

lalenin mutsuzluk ifadesini yazmak icin basladim aslinda bu posta. herhangi bir durumdan memnun olmadigini, sag eliyle onune gelen herhangi bir yuzeye ritmik bicimde pat pat vurarak anlatmaya calisiyor. bunu yaparken giki da cikmiyor. sessiz bir protesto bicimi...

Etiketler: ,

Cumartesi, Mart 03, 2007

konak illeti

alinin basinda epeydir konak var, kepek gibi birsey. hormonlarla ilgili bircok bebekte olurmus. biz simdiye kadar bu konuda hicbir fikrimiz olmadan cocugun kafasina yaglari surup durmusuz ama yagi surdukten sonra kesinlikle sampuanlamak gerekiyormus. bunu da dermatolog kuzen errol bize konagin ingilizcesini soyleyince kesfedebildim: cradle cap. yapilmasi gereken, cocugun kafasina badem yagi veya zeytinyagi gibi dogal bir yag surup, 15 dakika sonra yumusak bir fircayla tarayip sonra da sampuanlamakmis. konak ilerleyince ciddi kasinti yaparmis. alinin eliyle kasini gozunu oyup durmasi da bundan galiba. aklimiz cikiyor bir gun gozunu cikaracak diye.

Etiketler: ,